22
Eki

Başarısızlık, Zafere Nasıl Dönüştürülür?

Şöyle bir düşünün olmasını çok istediğiniz bir konuda başarısız oldunuz mu? Sanıyorum herkesin yanıtı evet olacak. Yapamadığınızda hayal kırıklığına uğradınız ve pes etmek istediniz. Hatta öyle zamanlarınız oldu ki bir daha yapmamak için söz verdiniz. Ancak onu yapabilmek halen içinizde var. Yapamadığınız için kendinizi suçlu hissettiniz, herkesi suçladınz, kıskandınız ve intikam almak istediniz kısacası kendinizi yenilmiş ve kötü hissettiniz. Bir dönem kendi kabuğunuza çekildiniz ve boş verdiniz.

Zaman hala durmadan akıp gidiyor ve yıllar başka insanların başarabildiğini gördüğünüz anılarla doluyor. İçinizden aslında bende çok yaklaşmıştım ama ne yapayım buraya kadarmış dediniz. Sonunda hayal kırıklıklarınız bir yenilgiye dönüştü ve bu yaşadıklarınız da size pahalıya mal oldu.

Şimdi düşünüyorsunuz bu hayal böyle sonuçlanmamalıydı.

Şimdi gelelim yenilgiyi kabullenmek yerine ne yapmanız gerektiğine bakmaya.

Öyle başarısız zamanlarda şunu aklınızdan hiç çıkarmayın. Bugün başarılı olan pek çok girişim ve ilişkinin henüz başındayken hepsi başarısızlığa uğradı ancak onlar hiç vazgeçmedi. Örneğin Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethetmeden önce 2 ay boyunca denemiş ve her defasında da başaramamıştır. Ancak her yenilgi ona nerede yanlış yaptığına dair bir şeyler öğretim daha iyisini yapmasını sağlamıştır. İşte asıl mesele budur. Bir kere nasıl yapacağınızı öğrenebilmeniz için başarısız olmanız gerekiyor. Evet, başarısız olmadan da bir şeyler olabilir ancak bunlar tamamen şans ya da tesadüften ibarettir. Edison’u düşünün bir ampulü icat edebilmek için 2 binin üzerinde deney yapmıştır. Ancak biz bugün yanan bu ampule odaklanmışız. Her deneme insanı başarıya taşıyacak olan bir adımdır. Bazen bir şeylerin nasıl yapıldığını ancak deneyerek öğrenebilirsiniz.

Şimdi girişte bahsettiğimiz şeyleri düşünmeye bir ara verin ve bir yol daha olduğunu bilin. O da kazananların yolu.

Üstelik bu yol emek harcanmadan kazanılandan çok daha değerli ve kazançlı bir yol. Kazananların yoluna baktığımız zaman şu soruları da beraberinde getiriyor.

“Ne oldu da durum bu şekilde sonuçlandı?”

“Yeniden başlasaydım neyi farklı yapardım?”

“Bu durumu getiren olaylar bana ne öğretti?”

“Kendimi suçlamamak için bir sonraki sefer, neyi farklı yapmalıyım?”

Kesin ve Nicel Bir Hedef:

İster bir kariyer hedefi olsun, ister sosyal ve ekonomik durumunuzda değişim, mutlaka nicel ve kesinlik ifade eden bir amacınız olmalıdır ve amacınız, kesin bir tarih ile sınırlandırılmalıdır (Şu tarihte, gelirim şu kadar olacak vb.).

Akılcı ve Esnek Bir Plan

Yaptığı işte başarılı olmak isteyen herkes gibi, siz de kendiniz için anlam ifade eden amacınıza ulaşmak için rasyonel ve esnek bir strateji planı hazırlamalısınız. Planın esnek olması, sizin dışınızda gelişen durumlar karşısında en az kayıpla manevra yapabilmenizi hatta her durumdan fayda yaratmanızı bile sağlayacaktır.

Profesyonel Destek

Bu planı hazırlarken dışarıdan bakan uzman gözlerden, konunun uzmanlarından teknik destek alabilirsiniz. Bu neden önemli? Önemli kararlar alırken etkisi altında kaldığınız birçok etmen vardır:

Bilişsel çarpıtmalarınız, kayıptan kaçınma korkunuz, hikayenize kendi bakış açınız, kendinize özel motivasyonlarınız, anlık duygularınız, isteklerinizi iletirken sınırları keskin bir şekilde belirleyip belirlemediğiniz, karşı olgusal düşünmeniz (yaşanacakları düşünerek, elinizdekilere daha fazla sarılmanız), statüko önyargısı, değişmezlik önyargısı vb. gibi yargı, inanç ve varsayımlarınızı dışarıdan gelen bakış açısıyla fark edebilirsiniz.

Harekete Geçin

Güçlü bir amacınız ve bu amaca göre güçlü bir strateji planınız var. Bu planın her aşaması defalarca konunun uzmanlarınca gözden geçirildi. Her denemeden sonra planın aksayan yanları, yenileriyle değiştirildi. Hedefiniz ve planınız, içinde yaşadığınız sektörde gayet akılcı ve esnek. Harekete geçin, elinizden gelenin en iyisini yapın. Denemeye devam edin… Ve asla vaz geçmeyin ne amacınızdan, ne tutkularınızdan, ne inancınızdan ne de kararlılığınızdan.